Çankaya Belediyesi Evlendirme Birim Sorumlusu Sayın Selda Özsüllü ile Röportaj

Bu ay sizlerle yazarımız Şengül Demir’in Çankaya Belediyesi Evlendirme Birim Sorumlusu Sayın Selda Özsüllü ile yapmış olduğu röportajı paylaşıyoruz. Selda Hanım’ın tecrübelerini okumaya hazır mısınız?

Merhabalar Selda Hanım, sizi tanıyabilir miyiz?

1967 doğumluyum. Asıl mesleğim halkla ilişkiler uzmanlığı, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler mezunuyum. Bir kızım var, onunla beraber yaşıyorum,  2 yıldır Çankaya Belediyesinde Evlendirme Birim Sorumlusu olarak görev yapıyorum. Binlerce nikâh akdi yaparak çiftlerin aile kurmalarına ekip arkadaşlarımla birlikte vesile oluyoruz.

Herkesin hayalini kurduğu andır nikâh masası… Meslekte çok tecrübeli bir isim olarak binlerce nikâha şahitlik ettiğinizi söylüyorsunuz,  ilkinden bugünkü tecrübe çemberine kadar, heyecan ve hissiyatınızda bir değişiklik oldu mu? Bir nikâha giderken hangi duygulara kapılıyorsunuz?

Hiç olmadı, her çiftte aynı heyecanı yaşıyoruz, tabi çiftler kadar olmasa da sevinçleri mutlulukları üzüntüleri ve bazen sevinç gözyaşlarını onlarla beraber bizler de yaşıyoruz. Tüm duyguları bizlere yansıyor,  çiftler belirliyor nikahın nasıl kıyılacağını.

Meslek yaşamınızda sizi şaşırtan gelin ve damat anıları mutlaka olmuştur. Bunlardan dikkat çekici olanlardan birkaçını paylaşabilir misiniz?

Gelin ile damat nikahtan önce tartışmışlar, ben artık beden dillerinden anlıyorum. Nikah masasına oturduğumda çifte bakarak konuşmayı tercih ederim, espri yapmamaya çalışırım, yapacaksam da havadan sudan espriler yaparım. Damat bey gayet sakindi. Gelin hanım ise çok heyecanlıydı. Damat beyden müsaade alarak,  gelin hanımdan başlayıp ilk “evet”i alacağım dedim. Gelin Hanım’a ilk olarak sizden başlıyorum der demez, tabi ki ben çok heyecanlı olacağım, benim ilk nikahım onun ikinci nikahı dedi. O anda salon dondu ben de dondum, galiba tartışmışlar üç yüz elli kişinin içinde intikamını aldı gelin hanım, o nikahı nasıl toplayacağımı ne yapacağımı şaşırdım. Nikahı hiç unutmuyorum benim için nokta bir nikahtı, Şakalarla ortamı yumuşatmaya çalıştım, ama benimde sesimin titrediğini hissettim. Belki damadın ikinci nikâhı olduğunu salonun yarısı bilmiyordu. İntikam duygusuyla nikâh masasına oturmak böyle bir deneyim yaşattı bizlere…

Evlenme adayı çiftlere, daha sağlıklı bir yuva temelinin atılması noktasında önerilerinizi alabilir miyim?

Saygı hoşgörü sağlıkta ve hastalıkta hep beraber olmak evliliğin temelidir. Tüm nikâhlarımda atlamadığım özellikle belirttiğim bir cümle vardır. Sadakat evliliğin en temel taşıdır. Birbirlerini çok iyi tanımalarını isterim, üç yılda beş yılda geçse o nikâh masasına oturmadan birbirlerini tanıyamazlar, uzun süre beraber olurlar evlenirler bir iki ay içinde boşanırlar. O kadar çok örnek var ki bu konuda, çünkü aileler de işe girmeye başlıyor. Sadece iki kişi yaşarken evlendikten sonra tüm ailelerde o yuvanın içine giriyor. Gençler aileleri ile vedalaşmıyorlar, aileler ile olan bağı kopararak nikah masasına oturmalılar, yeni bir hayat yeni bir yol… Elbette ki ebeveynler her zaman olacak, sevip sayacağız sorumluluklarımızı yerine getireceğiz. Ancak kendi çekirdek ailemizin temel taşlarını belirleyerek o doğrultuda hareket etmelidirler. Çiftler kendi kendilerini tek başına tanıyıp benim annem benim babam tartışmalarına girmemelidir. Mutlu bir evlilikte en büyük etken sadakat ve ailelerin tutumudur.

Bütün evlendirdiğiniz çiftleri bir araya getirsek onlara ne söylemek istersiniz?

Birbirinizin gönlünü mutlaka alın, tartışmalar ve çatışmalar olabilir. Bayanlarla erkeklerin genleri farklıdır, kadın da erkekte birbirlerinin kendi gibi düşünmesini beklemesin, hayata bakışları yapıları farklı. Olduğu gibi kabul ederek hoşgörüyü elden bırakmasınlar. Birbirlerinin penceresinden bakarak bol bol sevgilerinin tozunu alsınlar.

Zaman ayırdığınız ve bizleri bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim çok keyifli bir sohbetti.

 

Coachteam Magazin
1 Ocak 2017 Röportaj yazısı